Hayatımızın pek çok noktasında eşimize,dostumuza, iş arkadaşlarımıza, sevdiklerimize ve hatta sevmediklerimize bile yalan söylüyoruz. Yalan makinesi gibiyiz. Sevimli görünmeye çalışırken yalan söylüyoruz. Yetkili görünmeye çalışırken yalan söylüyoruz. Ve bazen basitçe yalan söylüyoruz, çünkü hilekar pislikleriz.
Tamam tamam üzülmeyin biz biraz abartmış olabiliriz ama  Massachusetts Üniversitesi , insanların yüzde 60’ının en az bir kez 10 dakikalık bir konuşma sırasında yalan söylediğini ve ortalama iki ile üç yalan söylediğini buldu. Buna ne diyeceksiniz?

Gelin günlük hayatta sıkça söylediğimiz yalanlara birlikte göz atalım…

Erkek Arkadaşın Harika

Biz kadınlar hayatımıza giren erkeklerin arkadaşlarımız tarafından da kabul edilmesini ve beğenilmesini isteriz.Yanlış anlaşılmasın, aslında anlaşılabilir de istediğimiz sanırım şöyle bir şey: Herkes O’na hayran, O bana hayran durumu.

İşte kadınlar arasında böyle küçük çaplı savaşlar olur.

Kadınlar arasında yaşanan “Erkek Arkadaş Tanıştırma” seansından sonra sorulan o soru “Nasıl sizce?” bizi bazen ufak çok minnacık bir yalana iter “Erkek Arkadaşın Harika Biri” . Bu yalanı daha da uzatmak sizin elinizdedir.

Ancak aslında bilirsiniz ki o adam işe yaramazın teki ve büyük ihtimal arkadaşınızı üzecek. Nasıl mı? Çünkü kadınlar hisseder dostum. Yalnız dikkat edin en başta söylediğiniz bu minik yalan daha sonra başınıza dert açabilir “Neden daha önce söylemedin?” . 

Saçımı Çok Güzel Kestiniz

Bir çok kadın hayatında en az bir kere  tarif ettiği saçı kesemeyen kuaförle karşılaşmıştır. Bazen biz tarif edemeyiz, bazende gerçekten anlamadan dinlemeden kendilerince bir kesim yapar kuaförlerimiz.

 

Bazılarımız saç bu kökü bende der susar. Bazılarımız ise öyle bir yaygara koparır ki  inan bir kuaför olarak onların eline düşmek istemezsiniz.

İyiyim Gerçekten

Hayır değilsin, berbat haldesin . Ama arkadaşlarını kendi sıkıntılarınla boğmak istemiyorsun. Sen ne kadar düşünceli bir arkadaşsın öyle.

Ancak sen hep onların sıkıntılarını dinliyorsun. Biraz da onlar senin dertlerini dinlesin.  Çünkü arkadaş olmak bunu gerektirir. Gevşe biraz dostum.

Hayır, Başka Sorum Yok

Okulda ve özellikle iş hayatında anlamadığınız bir konunun tekrar anlatılmasını istemek sizi zorlar. Bazen kalabalık bir iş toplantısında sizden başka herkesin konuyu anladığını ama kendinizin konuya Fransız kaldığınızı fark edersiniz. Aynı konunun üzerinden en az bir kere daha geçilmesine ihtiyacınız vardır ancak aptal gibi görüneceğinizden korkarak hiçbir şey sormazsınız.

Emin olun o toplantıda diğerleri de konuyu kavrayamamıştır. Kim bir kere de her şeyi kapar ki zaten tamamen saçmalık! Çekinmeden sorun ve sonrasında gözlerinizi dört açarak odadakilere bakın en az sizin kadar pür dikkat dinleyeceklerdir.

Tabi, Memnuniyetle Yaparım

Hayatımızın pek çok noktasında “Hayır” demeyi beceremediğimizden kendimize sürekli gereksiz işler çıkarırız. Patronunuz bir kaç motive edici sözden sonra ki genelde şanslıysanız öyle yapar, size öyle bir iş kitler ki kaçamadığınız için tüm hafta sonunuz mahvolur.

Ya da katılmak istemediğiniz bir davete sadece “Hayır” diyemediğiniz için katılmanız tam bir hayal kırıklığıdır. Yavaş yavaş “Hayır” demeyi öğrenmek gerek. Bu hayat böyle gitmez.

Bu Son Bölüm

Dizilere sarmış durumdayız. Özellikle yabancı dizilerde kontrolümüzü kaybediyoruz. İzledikçe izliyoruz.

Bu da uyku düzenimizi alt üst ediyor. Ancak buna son vermenin bir reçetesi var mı bilmiyoruz. Hepimiz mağduruz 🙂

Yok Sen Al, Ben Almayacağım

Zaman zaman evde, zaman zaman ise dışarıda yemek yerken başımıza gelir. Neden bahsedeceğimizi anladığınızı düşünüyorum.

Evet o tabakta kalan son parça… Bütün gözler onda.. Peki ama kim yiyecek? Erken davranan mı? Yoksa kibarlık yapıp bekleyen mi? Kimin hakkı? Kim kaç dilim kek yedi sayamadık! İşte bu durum hayatımızın pek çok alanında karşımıza çıkıyor.

Neden hep ikilemde kalıyoruz bilemiyorum. Yemek isteyip bırakmak en kötüsü sanırım 🙂 Ama bunu sadece sevdiklerimiz için yaparız bu böyle biline ♥

 

 

Benzer Yazılar

Bir Cevap Yazın