“…Sahip olduğunuz tek şey zaman. Ve bir gün, düşündüğünüzden daha az zamanınız olduğunu fark edebilirsiniz. Bu yüzden başkasının değil kendi hayatınızı yaşayın. Başkalarının düşüncelerinin değil, kendi kalbinizin peşinden koşun.”

 

2007 yılının Eylül ayında Carnegie Mellon Üniversitesi’nde kısa süre önce kendisine pankreas kanseri teşhisi konulan Amerikalı Profesör Randy Pausch gerçekleştirdiği son seminerde “Öleceğinizi bildiğiniz son bir dersiniz olsaydı öğrencilerinize ne anlatırdınız?” isimli son dersini ve son konuşmasını ikisi erkek biri kız olan üç küçük çocuğuna miras olarak gerçekleştirmişti.

 

Yaptığı konuşma ölümle ilgili değildi. Aksine hayatta engelleri aşmakla, başkalarının hayallerini mümkün kılmakla, çocukluk hayallerini gerçeğe dönüştürmekle, her anın kıymetini bilmekle ve sevdiklerine zaman ayırmakla ilgiliydi… Tüm bunlar Randy Pausch’un inandığı değerlerin özetiydi. Yani yaşamakla ilgiliydi.

 

 

 

“…Çocuklarımın bana dair hiçbir anısı olmayacağının farkındayım. Bir ressam olsaydım, onlar için resim yapardım. Bir müzisyen olsaydım, onlar için şarkı bestelerdim. Ama ben konuşmacıyım. Ben de konuştum. Çocuklarım için konuştum. Yaşamın güzelliğini ve her ne kadar benim için az kalmış olsa da, yaşamı ne kadar takdir ettiğimi anlattım. Dürüstlük, doğruluk, minnet ve el üstünde tuttuğum diğer değerler hakkında konuştum.”

 

Amerikalı Profesör Randy Pausch’un son semineri “Son Konuşma (The Last Lecture)” ismiyle kitap  olarak basılmıştır. Randy bu  konuşmasından bir yıl sonra 2008 yılının Temmuz ayında hayata gözlerini kapamış, ardında ise unutulmaz eser bırakmıştır.

 

 

Benzer Yazılar

Bir Cevap Yazın